Perakende Kendini Sürekli Yenileyen Bir Sektör


Bu ayki röportaj konuğum, perakende sektörünün bilirkişilerinden Suat Soysal… 
Düzenlediği fuarlar ve yaptığı organizasyonlarla adından sıkça söz ettiren Suat Soysal ile sektör üzerine biraz konuşalım dedik ve Soysal Danışmanlık’ta buluştuk.
Keyifli okumalar dilerim…

Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümü mezunusunuz. Perakende sektörüne girişiniz nasıl oldu?
1980 yılında mezun olduktan sonra perakende sektöründe satış elemanlığından üst yönetime dek mağazacılığın tüm aşamalarında çalıştım, eskilerin deyişiyle “reyonun tozunu yuttum.” Atalar, Mudo Grubu ve Benetton’da yöneticilik yaptım. 1991’den sonra mağazacılıkta eğitim ve insan kaynakları konularına yöneldim ve 1996’da perakende sektörünün eğitim ve gelişim merkezi olarak Soysal Eğitim Danışmanlık’ı kurdum. 

Perakende Günleri’nin hazırlıkları ne zaman başlar? Bir sonraki organizasyonun süreci nasıl işliyor?
Perakende Günleri hazırlığı hiç bitmeyen bir organizasyon. Bittiği gün, hatta bitmeden önce bir sonraki senenin hazırlıklarına başlarız. 

Sektörün en büyük organizasyonu bu yıl 18 yaşında. Siz Perakende Günleri’ne başladığınızdan bu yana sektörün gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Perakende hızlı gelişen bir sektör ama 2000’lerin başından beri büyük bir ivme kazandı. Uluslararası bilgi ve deneyimden ilham alan, müşteriyi daha iyi tanımaya başlayan bir anlayış gelişti ve perakende kendini sürekli yenileyen bir sektör haline geldi. Değişim ve gelişimin ivmesi arttı. Artık müşteri ihtiyaçlarını daha yakından tanıyan, yenilikçi ve hızla büyüyen bir sektör. Ayrıca yurt dışına açılan, global markalar yaratma yolunda yürüyen bir perakende ile karşı karşıyayız. 

Perakende Günleri’nde yer alan konuşmacıları belirlerken öncelikli kriterleriniz nelerdir?
Perakende Günleri, son derece dinamik ve gündemi hızla değişen bir sektöre ışık tutmak ve gelecek vizyonunu kurmak için düzenleniyor. Hızlı değişen perakende gündemine ve yeni trendlere ışık tutacak, bilgi ve ilham verici oturumlar düzenlemek ana hedefimiz.  Ayrıca Perakende Günleri katılımcıları, çok seçici ve bilinçli bir kitle. Bu kitlenin ihtiyaç ve beklentilerine uygun konuşmacılarımızı oldukça titizlikle seçiyoruz.

Perakende Günleri’nde en çok ses getiren ve sizi en çok etkiyen konuşmacılar kimlerdi?
Perakende Günleri’nde yer almış her bir konuşmacıdan etkilendim, hepsinden öğrendiğim şeyler oldu. Örneğin, Garage Technology Ventures CEO’su Guy Kawasaki’nin 2008’deki konuşmasında söylediği, “Basit düşünün, basit olun,” mottosundan çok faydalandım. Yine Lozan Üniversitesi’nde İşletme Profesörü Stephane Garelli’nin 2014 Perakende Günleri’nde başarının anahtarı olarak verdiği şu üç soruyu unutamam: “Neden olmasın, neden şimdi olmasın, neden ben olmayayım?”(Why not, why not now, why not me?) Yine 2013’te küçük yaşta görme yetisini kaybetmiş Columbia Üniversitesi’nden Profesör Sheena Iyengar’ın, “seçmek” konusunda yaptığı, çok seçeneğin müşteride satın alma isteğini nasıl azalttığını anlatan konuşmasından çok etkilenmiştim. 

Perakende Günleri’nin bu yıl gündemi ne olacak?
Perakende Günleri her sene yeni bilgi ve deneyimlere yer verir, geleceğe ışık tutar. Ama bu sene en iyi birbirimizden öğreniriz diyerek deneyime, Retail Experience Exchange (REEx) yani karşılıklı deneyim paylaşımına daha fazla ağırlık veriyoruz. Başarı ve başarısızlık örnekleri, değişik uygulamalar ile deneyimlerden öğreneceğiz. Teknolojik gelişimler, değişen dünyada yarından sonra nelerle karşılaşacağımız ve tabii ki perakende trendleri de gündemimizde yer alacak. Ülkemizden ve yurt dışından birbirinden değerli konuşmacılar en yeni uygulamaları, işimizi geliştirecek deneyimleri anlatacak. Teknoloji ve dijitalleşmeden yurt dışına açılıma, e-ticaretten maliyet düşürme ve satış stratejilerine, perakende trendlerinden müşteri davranışlarına geniş yelpazede konuyu ele alacak.
Örneğin bu seneki konuşmacılarımızdan Peter Hinssen, dünyanın en çok aranan hatiplerinden birisi. Gelecekte bizleri neyin beklediğini ve yarından sonra hayatta kalmak isteyen firmaların neler yapması gerektiğini anlatacak. Yine bu sene Facebook üst yönetiminden Carolyn Everson’u konuk ediyoruz. Katılımcılarımız bu oturumda Facebook ve aplikasyonlarını kullanarak müşteri ile iletişimi nasıl satışa çevireceklerine dair bütün sorularına cevap alabilecek. Guess saatlerini dünya markası haline getiren Cindy Livingston keyifli, ilham dolu, bilgilendirici bir konuşma dinleyeceğiz. 

Sektördeki en büyük organizasyon Perakende Günleri. Ayrıca başka zirveler de yapılıyor. Sizce bunlar yeterli mi? 
Sektörde pek çok organizasyon düzenleniyor. Perakende Günleri 18 yıldır yapılan dev bir etkinlik. Gerek içeriği, gerekse yarattığı network olanaklarıyla sektörün en büyük etkinliği olarak düzenleniyor. Perakende Günleri, sektörümüzün gücünü hep birlikte büyütmek için var.

Perakende Günleri’nin yurt dışı yansımaları nasıl?
Her sene fuar ve B2B toplantılarımız ile yurt dışından pek çok katılımcıyı misafir ediyoruz. Ülkemize yatırımcı çekmek ve Türk perakendesinin yurt dışına açılımında önemli roller üstlendik. Etkinliklerimiz sayesinde ülkemizden ve yurt dışından katılımcılar yeni iş birliklerinin, yeni ortaklıkların temellerini atıyor, işbirliklerini güçlendiriyor. 

Yurt dışındaki perakende sektörü ile Türkiye’deki perakende sektörünü şimdiki konjonktürde karşılaştırdığınızda farklar ve benzerlikler nelerdir?
Dünya genelinde müşteri davranışları değişiyor. Müşteriler her kanaldan her tür bilgiye ve alışveriş şansına erişebiliyor. Türkiye’de de durum değişik değil. Ülkemizde de müşterinin ihtiyaç ve beklentileri dünyaya paralel olarak değişiyor. Perakende tüm dünyada bu değişime adapte oluyor. Türkiye perakendesi de bu değişimi yakalamış, markalarıyla uluslararası rekabete girebilecek durumda. Aynı şekilde teknolojik gelişmelerin yarattığı değişimi ülkemiz de yurt dışı perakende kadar hızla yakalıyor. Klasik mağazacılığın dönüşümü dünyayı olduğu kadar ülkemizi de etkiliyor. 

AVM ve perakende sektöründe önümüzdeki dönemde karşılaşılacak fırsatlar ve riskler neler olabilir? 
AVM ve perakende sektörü için en büyük risk kendini değişime adapte edememek olabilir. Ama aynı hızlı değişim bir fırsat olarak da kullanılabilir. Örneğin klasik mağazacılığın değişimi, çok kanallı satış, e-ticaret olanakları doğru uygulandığında satışı artırmak için çok büyük fırsatlar. Gelişen teknoloji daha geniş kitlelere ulaşma ve satış olanağı sağlıyor, bu da büyümek hızını artırmak için büyük bir fırsat. Önemli olan perakendecilerin her zaman müşteriyi ve değişen dünyayı analiz edebilmesi, teknolojiye ayak uydurabilmesi ve çevik olması. 

Tüketicilerin her geçen gün ihtiyaç ve beklentileri değişiyor. Özellikle gençler kısa sürede top olan trendlere anında ulaşmak / yaşamak istiyorlar. Bu beklentileri karşılamada AVM’ler ve perakende sektörü sizce yeterli mi?
Değişime en hızlı adapte olan sektör perakende. Müşterinin beklentilerini hızlı analiz edip karşılayabiliyor. Bu çevikliği koruduğu sürece sektör müşteri beklentilerini karşılayabilir ve hatta beklentilere yön verebilir. Bugün bu değişimi “alt üst oluş” (disruption) olarak tanımlıyoruz. Küçük bir start-up işi bir anda trend haline gelip yıllardır faaliyet gösteren köklü bir firmayı tehdit eder hale gelebiliyor. Aynı zamanda yeni müşterinin hıza, istediği bilgiye anında erişmeye ve aradığı ürünü hemen bulmaya ihtiyacı var. Pazarı iyi analiz edebilen, geleceği, hatta yarından sonrayı görebilen, müşterinin hızına yetişebilen AVM’ler ve perakendeciler beklentileri rahatlıkla karşılayabilir.

AVM yatırımları açısından Türkiye’nin potansiyeli nedir? AVM sektörünün geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Genç nüfusu ve tüketim alışkanlıkları ile ülkemiz büyüme ve gelişim fırsatı açısından büyük bir potansiyel. Geçen sene Perakende Günleri konuşmacılarımızdan ekonomist Fatih Keresteci, Türkiye ile Japonya’yı karşılaştırarak şunu söyledi: “Tüketim alışkanlıklarına baktığımızda Türkiye bebek bezi satışlarında ileri seviyedeyken, Japonya yaşlı bezi satışlarında önde. Yani üreten ve tüketen, potansiyeli son derece güçlü genç bir nüfusumuz var. O yüzden geleceği oldukça parlak görüyorum.”

Türkiye’de ve dünyada şu an en hızlı büyüyen perakende alanı hangisi? Neden?
Perakendenin her alanı hızla büyüyor ama en hızlı büyüyen alan olarak özellikle e-ticaretten söz etmemiz gerekir. 2011 yılında dünyada e-ticaretin toplam perakende içerisindeki payı yüzde 3.6 iken 2016’daki payı yüzde 8.5’e yükseldi. Türkiye’de ise 2013-2016 yılları arasında ortalama yüzde 34 büyüyen bir perakende e-ticaret hacminden söz ediyoruz. 

Perakende sektöründe aplikasyonlar, online alışveriş, mağazalarda dijital kabinler ya da kasiyersiz kasalar derken dijitalleşme hızla gelişmeye başladı. Siz bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yarının AVM’leri, klasik mağazacılığı teknoloji ile harmanlayan deneyim merkezlerine dönüşecek. Dijital deneyim, teknoloji temelli aktiviteler, yapay zeka destekli mağazacılık gibi pek çok yenilik göreceğiz. Dünya bu yöne ilerlerken perakende ve AVM sektörü de yerinde saymayacak. Klasik mağazacılık yepyeni bir deneyim haline gelecek. Müşterisini iyi analiz edip ne istediğini bilen ve bunu uygulayabilen markalar kendini farklılaştırabilecek. 

Satış Danışmanlığı ve mağazacılık Türkiye’de gençlerin yarı zamanlı çalıştığı ve meslek olarak düşünmediği bir iş kolu. Firmaların kendi içinde verdikleri eğitimler, ödüller ve kariyer olanakları bu döngüyü ne kadar kırdı? Mağazacılık ne zaman gerçek anlamda profesyonel bir meslek olarak kabul edilir?
Sadece organize perakende bugün yaklaşık 1 milyon kişiye istihdam sağlıyor. Büyük bir iş gücünden bahsediyoruz. Çalışan değişiminin hızlı olduğu bir sektör fakat firmaların çalışana değer katan, bilgi ve yeteneklerinden daha iyi faydalanmaya başlayan insan kaynakları politikaları sayesinde bu döngü kırılıyor, mağazacılık bir meslek olarak kabul edilmeye başlanıyor.

Trendleri belirleyen bir Z kuşağı var. Perakende sektörü, talepleri sürekli değişen bu kuşağın marka bağlılığını nasıl yakalar?
Z kuşağının dikkati oldukça dağınık. Bu kuşağın öncülüğünde değişen müşterinin gözünde farklılaşmak da artık kolay değil. Ancak değişik deneyimler yaşatan, müşterisini çok iyi tanıyıp alışveriş deneyimini kişiselleştirebilen, teknolojiyi yerinde ve dozunda kullanabilen markalar bağlılığı yakalayabilecek. Ama bu bağın sürekliliği için perakendenin de sürekli değişime, müşterinin değişime adapte olmaya devam etmesi gerekecek.

Haber Linki: http://www.mallreport.com.tr/kapak-konusu/perakende-kendini-surekli-yenileyen-bir-sektor/3027

ETKİNLİKLERİMİZ

AYD

SOYSAL

Adres: Noramin İş Merkezi, Maslak Mahallesi, Büyükdere Cad. No:237 Kat:1 No:114 Sarıyer 34398 İstanbul

Telefon: 0(212) 212 99 70

Fax: 0(212) 212 38 36

E-posta: info@soysal.com.tr